Ersağ Resmi Web Sitesi www.ersag.com.tr'dir.

Blog

Sabit ve uçucu yağlar

in Sağlımız İçin

Doğadaki bitkilerin çoğunlukla meyve ve tohumlarından elde edilen yağların bir kısmına sabit yağlar diyoruz. Çoğunlukla sıvı, ama bazen katı halde olabilirler. … Sabit yağlara verilebilecek en bilinen örnek, Zeytin Yağı ve Ayçiçek yağıdır. Sabit yağlar, bitkilerde depo maddesi olup bitkinin tohum, çekirdek, meyvelerinden elde edilirler. Suda çözünmezler. Soğuk pres ya da sıcak pres yoluyla üretilirler. Sıcak pres yönteminde, yağ çıkarılacak bitki parçası önce ısıl işleme tabi tutularak kavrulur, sonra preslenir. Bu yolla bitkiden daha çok yağ elde edilir. Ancak yağdaki vitamin, mineral ve diğer sağlığa yararlı maddelerin çoğu yok olmaktadır.

Sabit Yağlar Nasıl Elde Edilir?

Sabit yağ alırken soğuk sıkım yöntemiyle üretildiğinden emin olmak gerekir. Bunun anlamı; ısı olmadan, soğuk pres yöntemiyle yağın çıkarılmasıdır. Yağ elde edilirken kullanılan ısı yağlara, içindeki kırılgan besinlere, organik asitlere ve vitaminlere zarar verir.

Soğuk sıkım yöntemiyle elde edilen yağlar bol miktarda E vitamini ve antioksidan içerir. Bu antioksidan, bir yağın raf ömrünü uzatmaya yardımcı olurken aynı zamanda cilde koruyucu faydalar da sağlar. Ayrıca taşıyıcı-sabit yağlar, vücudumuz tarafından kolayca üretilemeyen Esansiyel Yağ Asitleri (EFA) içerir. Cilde uygulandığında EFA’lar cildi besler, nemlendirmeye yardımcı olur ve cildimizin doğal bariyer oluşumunu geliştirir ve destekler.

Taşıyıcı yağ” olarak mineral yağlardan kaçınmak çok önemlidir. Mineral yağlar doğal veya botanik kökenli yağlar değildir. Aksine, sentetik kökenli yağlardır. Sentetik olmaları maliyet olarak onları daha ucuz yapar. Mineral yağlar ayrıca:

• Gözenekleri tıkayabilir.
• Cildin doğal olarak nefes almasını engelleyebilir.
• Uçucu yağ emilimini engelleyebilir.
• Vücuttaki toksinleri tutabilir.
• Vitamin ve minerallerin düzgün bir şekilde metabolize olmasını engelleyebilirler.